Sayfalar

3 Ocak 2013 Perşembe

Çocuklar için internet kullanım önerileri



Çocuklar için internet kullanım önerileri

Çocuklarınız iyi bir bilgisayar kullanıcısı olsun olmasın her zaman sizin müdahalenize, sizin deneyimlerinize ve değerlendirmelerinize ihtiyaçları vardır. O nedenle bilgisayar ve Internet hakkında öncelikle bilinmesi gerekenler neler, Internet ne gibi hizmetler sunuyor... Sizin için bu konuyu ele aldık.

Yeni Başlayan Anne Babalar İçin Internet Hakkında Öncelikle Bilinmesi Gerekenler

Bir çoğumuz için bilgisayar heyecan verici ama aynı zamanda da karmaşık. Çocuklarınız genellikle bilgisayarlar konusunda sizden daha çok bilgiye sahipler. Öte yandan anne babalar olarak sizler, yaşam hakkında daha fazla deneyime ve bilgiye sahipsiniz. Sizin bilgi ve deneyimlerinizle çocuklarınızın bilgisayar ve Internet konusundaki bilgileri birleştirilebilirse, sizler çocuklarınıza bilgisayar kullanımı konusunda daha fazla yardımcı olabilirsiniz.

Çocuklarınız iyi bir bilgisayar kullanıcısı olsun olmasın her zaman sizin müdahalenize, sizin deneyimlerinize ve değerlendirmelerinize ihtiyaçları vardır. O nedenle bilgisayar ve Internet hakkında öncelikle bilinmesi gerekenler neler, Internet ne gibi hizmetler sunuyor, bunlar üzerinde biraz duralım:
Internet tıpkı posta servisi gibi size posta hizmetleri sunabilir. Tanıdığınız insanların e-mail (elektronik posta) adresini alabilir isteğiniz anda, 24 saat boyunca, Dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, posta gönderebilir ya da alabilirsiniz.
Internet tıpkı telefon gibi insanlarla eş zamanlı haberleşme olanağı sunar. Bazı tartışma gruplarına katılabilir, kendi grubunuzu oluşturabilir ve kesintisiz haberleşebilirsiniz.
Internet tıpkı kütüphane gibi, hayal ettiğiniz ya da edemediğiniz bir çok konuda farklı formatlarda bilgi sunar. Bu bilgilere, Internet üzerinden kitap olarak, makale olarak, ses kayıtları ya da video kayıtları olarak ulaşabilirsiniz.
Tıpkı gazete gibi her gün, hatta her an, Dünya haberleri, iş, spor, seyahat, eğlence haberleri dahil, yeni haberlere ulaşabilirsiniz.
Ayrıca, www (world wide web) ya da kısaca web, yani Internet bir çok insan için ilgi çekicidir çünkü canlı görsel ve işitsel materyal içermektedir.

Internet genel olarak yukarıda söylediklerimizin dışında eğitim öğretimde nasıl kullanılabilir?
Son dakika haberleri, bazı önemli dokümanların kopyaları, fotoğraflar, araştırma sonuçları, istatistiksel bilgiler gibi birçok eğitim içeriğine Internet aracılığıyla ulaşılabilir.
On-line ansiklopediler, sözlükler, hesap makineleri, istatistiksel bilgisayar programları, okuma kaynakları gibi bir çok yardımcı araç, ödev hazırlamada kullanılabilir.
Internetin sunduğu çok renkli görsel ve işitsel içerik sayesinde okuma becerisi geliştirilebilir.
Internetin sunduğu iletişim araçları sayesinde Dünyanın her yanından insanla iletişim kurulabilir, onların değerleri ve kültürleri hakkında bilgi edinilebilir.
Anne baba olmakla ilgili bir çok bilgi edinilebilir, Internet aracılığıyla diğer ailelerle iletişim kurulabilir ve anne babalık becerileri geliştirilebilir.

Internet her türlü bilgiyi çeşitli formatlarla barındırdığından ve internet üzerinde bir sansür mekanizması olmadığından, çocuklarınız için televizyon izleme, yabancılarla konuşma, sinema ya da video filmlerinin seçiminde nasıl bir eleme işlemi yapıyor, kurallar koyuyorsanız, burada da kurallar koymanız, çocuklarınızı yönlendirmeniz gerekir. Bu nedenle sizlere Bu kılavuzu hazırladık.

ÇOCUKLAR İÇİN İNTERNET KULLANIM ÖNERİLERİ


1


Internette sohbet ederken, mesaj panosuna mesaj gönderirken, ya da mektup arkadaşınızla mektuplaşırken, adınız, soyadınız, adresiniz, telefon numaranız gibi kişisel bilgilerinizi ve kredi kartı numaranızı asla vermeyin.


2


Diğer kişilere Internette kullandığınız adınızı ya da parolanızı söylemeyin


3


Web sitesinin "Güvenlik Politikası"na bakın ve sitenin sizden istediği bilgileri ne amaçla kullanacağını öğrenin


4


Internette ailenizle birlikte gezinin. Eğer ailenizin zamanı uygun değilse, ziyaret ettiğiniz siteleri ailenize söyleyin




5


Ziyaret ettiğiniz sitenin "Güvenlik Politikası"nı ailenize söyleyin. Böylece siz ve aileniz, sizin hakkınızda istenen bilgilerin, sitede ne amaçla kullanılacağı konusunda bilgi sahibi olacaksınız




6


Bir aktiviteye ya da oyuna katılabilmeniz için sitenin çok fazla kişisel bilgiye ihtiyacı yoktur. Bu nedenle gereğinden fazla bilgi vermeyin, gerekirse siteyi terkedin




7


Bazı insanların kötü niyetli olabileceklerini ve çocuk olmadıkları halde çocuk gibi davranabileceklerini unutmayın. Bu nedenle Internette tanıştığınız kişileri ailenize söyleyin. Ayrıca yeni tanıştığınız kişilerden aldığınız mesajları ailenize gösterin ve onların onayı olmadan bu mesajlara cevap vermeyin


8


Ailenize sormadan Internet aracılığıyla hiçbir şey satın almayın ve hiçbir koşulda kredi kartı numarası vermeyin


9


Ailenizle konuşmadan Internet aracılığıyla sorulan sorulara cevap vermeyin. Hiçbir formu doldurmayın ya da hiçbir yarışmaya katılmayın. Ayrıca girdiğiniz sitenin bir güvenlik politikası olup olmadığını kontrol edin ve verdiği bilgilerin başkaları ile paylaşılmayacağı konusunda güvence verip vermediğine bakın. Aksi halde hiçbir şekilde kişisel bilgi vermeyin




10


Internette hiçbir tartışmaya ya da kavgaya katılmayın. Eğer biri sizinle tartışmaya ya da kavgaya yeltenirse, ona cevap vermeyin ve ailenizi konudan haberdar edin




11


Eğer hoşlanmadığınız bir şeye rastlarsanız ya da ailenizin, sizin görmenizden hoşlanmayacağını düşündüğünüz bir şeye rastlarsanız, geri tuşuna basın ya da oturumdan çıkın




12


Eğer bazı kişilerin çocuklara söylenmemesi gereken bir şey söylediğine rastlarsanız ailenize söyleyin




13


Internetle ilgili konular hakkında hiçbir şeyi ailenizden saklamayın




14


Eğer birisi size resim gönderir, gitmemeniz gereken bir siteyi ziyaret etmenizi önerir ya da uygun olmayan bir dille konuşmayı önerirse, ailenizi durumdan haberdar edin




15


Eğer birisi yapmamanız gereken bir şeyi yapmanızı isterse, ailenize söyleyin




16


Ailenizin onayı olmadan internette tanıştığınız hiç kimseyi aramayın




17


Aileniz yanınızda olmadan ve onaylamadan Internette tanıştığınız kimseyle buluşmayın




18


Internette tanıştığınız kimseye, ailenizin izni olmadan hiçbir şey göndermeyin




19


Eğer Internette tanıştığınız birisi size herhangi bir şey gönderirse ailenize söyleyin




20


Internette iyi bir dil kullanın ve nazik olun




21


Sadece şaka yapıyor olsanız bile kimseyi korkutmayın ya da tehdit etmeyin




22


Ailenizin sizin güvenliğinizi ve sağlığınızı düşündüklerini bilin. Bilgisayar ve Internet konusundaki kurallara uyma konusunda ailenizle işbirliği içinde olun ve Internet yüzünden başınıza ne gelirse gelsin onlara söyleyin

GENÇLER İÇİN İNTERNET KULLANIM ÖNERİLERİ


1


Internette sohbet ederken, mesaj gönderirken ya da mektuplaşırken kişisel bilgilerinizi asla vermeyin (adınız, soyadınız, adresiniz, telefon numaranız gibi).


2


Internette kullandığınız adınızı ya da parolanızı başkalarına söylemeyin.


3


Bir etkinliğe ya da oyuna katılabilmeniz için sitenin çok fazla kişisel bilgiye ihtiyacı yoktur. Bu nedenle gereğinden fazla bilgi vermeyin, gerekirse siteyi terkedin.


4


Bazı insanların Internet ortamında kendilerini olduklarından farklı tanıtabileceklerini unutmayın.


5


Internet aracılığıyla alış veriş yaparken, sitenin güvenli olup olmadığını kontrol edin.


6


Internette hiçbir tartışmaya ya da kavgaya katılmayın. Eğer biri sizinle tartışmaya ya da kavga etmeye yeltenirse, ona cevap vermeyin ve oturumdan çıkın.


7


Eğer hoşlanmadığınız bir şeye rastlarsanız geri tuşuna basın ya da oturumdan çıkın.


8


Internette tanıştığınız kişilerle buluşmayın. Eğer buluşmak isterseniz, asla yalnız gitmeyin ve kafe, pastane, alışveriş merkezi gibi topluma açık yerleri tercih edin.


9


Internette iyi bir dil kullanın ve nazik olun.


10


Sadece şaka yapıyor olsanız bile kimseyi korkutmayın ya da tehdit etmeyin.


11


Ailenizin, sizin güvenliğinizi ve sağlığınızı düşündüklerini bilin. Bilgisayar ve Internet kullanımı konusunda ailenizle işbirliği içinde olun ve Internet yüzünden başınıza ne gelirse gelsin onlara söyleyin.

AİLE – ÇOCUK İNTERNET KULLANIM SÖZLEŞMESİ

Bilgisayar ve Interneti kullanmak istiyorum ve Interneti kullanırken uymam gereken bazı kurallar olduğunu biliyorum.


1


Ailemin benim güvenliğimi ve sağlığımı düşündüklerini biliyorum. Bu yüzden, bilgisayar ve Internet konusundaki kurallara uymam konusunda ailemle işbirliği içinde olacağım. Internetle ilgili yapmamı istemedikleri bir şey olduğunda onların sözünü dinleyeceğim.


2


Adımı, adresimi, telefon numaramı, okulumu, ailemin adını, adresini, telefon numarasını ya da başkalarının beni bulmasını kolaylaştıran herhangi bir bilgiyi (tuttuğum takım, gittiğim yerler vb.), internette tanıştığım kimseye vermeyeceğim.


3


Aileme sormadan Internet aracılığıyla hiçbir şey satın almayacağım ve hiçbir kredi kartı numarası vermeyeceğim.


4


Ailemle konuşmadan Internet aracılığıyla sorulan sorulara cevap vermeyeceğim. Hiçbir form doldurmayacağım ya da hiçbir yarışmaya katılmayacağım. Ayrıca girdiğim sitenin bir güvenlik ilkesi olup olmadığını kontrol edeceğim. Verdiğim bilgilerin başkaları ile paylaşılmayacağı konusunda güvence verip vermediğine bakacağım. Aksi halde hiçbir şekilde kişisel bilgi vermeyeceğim.


5


Bazı insanların kötü niyetli olabileceklerini ve çocuk olmadıkları halde çocuk gibi davranabileceklerini biliyorum. Bu nedenle Internette tanıştığım kişileri aileme söyleyeceğim. Ayrıca yeni tanıştığım kişilerden aldığım mesajları aileme gösterecek ve onların onayı olmadan bu mesajlara cevap vermeyeceğim.


6


Internette hiçbir tartışmaya ya da kavgaya katılmayacağım. Eğer biri benimle tartışmaya ya da kavgaya yeltenirse, onlara cevap vermeyeceğim ve ailemi konudan haberdar edeceğim.


7


Eğer hoşlanmadığım bir şeye rastlarsam ya da ailemin benim görmemden hoşlanmayacağını düşündüğüm bir şeye rastlarsam, geri tuşuna basacağım ya da oturumdan çıkacağım.


8


Eğer bazı kişilerin çocuklara söylememesi gereken bir şey söylediğine rastlarsam aileme söyleyeceğim.


9


Internetle ilgili konular hakkında hiçbir şeyi ailemden saklamayacağım.


10


Eğer birisi bana resim gönderirse, görmemem gereken bir siteyi ziyaret etmemi ya da uygun olmayan bir dille konuşmamı önerirse ailemi durumdan haberdar edeceğim. Aynı şekilde yapmamam gereken bir şeyi yapmamı isterse, bunu aileme söyleyeceğim.


11


Ailemin onayı olmadan Internette tanıştığım kimseyi telefonla aramayacağım.


12


Ailem yanımda olmadan ve onaylamadan Internette tanıştığım kimseyle buluşmayacağım.


13


Internette tanıştığım kimseye, ailemin izni olmadan hiçbir şey göndermeyeceğim.


14


Eğer Internette tanıştığım birisi bana posta ile ya da bir kişi aracılığıyla, herhangi bir şey gönderirse aileme söyleyeceğim.


15


Internette iyi bir dil kullanacağım ve nazik olacağım.


16


Sadece şaka yapıyor olsam bile kimseyi korkutmayacağım ya da tehdit etmeyeceğim.


17


Bilgisayarıma herhangi bir disk ya da Internetten bir bilgi yüklemeden önce virus kontrolü yapacağım.


18


Ailem bana daha önce çok büyük bir tepki göstermeyeceğine söz verdiği için, Internet yüzünden başıma ne gelirse gelsin, onlara söyleyeceğim.

AİLELER İÇİN İNTERNET KULLANIM ÖNERİLERİ


1


Internetin, doğru kullanılmadığında zararlı olabileceği konusunda çocuklarınızı uyarın. Çocuklarınızın, Internet hakkındaki düşüncelerini ve bilgilerini günlük olarak takip edebilir, böylece yanlış bildikleri konuları düzelterek onları yönlendirebilirsiniz.


2


Internete bağlanmak için yalnız sizin bildiğiniz bir şifre kullanabilirsiniz. Böylece çocuklarınızın Internete ne zaman bağlandıklarından haberdar olabilirsiniz.


3


Bilgisayarı çocuğunuzun odasına koymak yerine, herkesin sık kullandığı bir odaya yerleştirin. Böylece çocuğunuzun, uygun olmayan sitelere gitmesine kolaylıkla engel olabilirsiniz.


4


Beş yaşından küçük çocuklarınızın tek başlarına bilgisayar ve Interneti kullanmalarına izin vermeyin. Bilgisayar ve Internet kullanma saatlerini sınırlandırarak ve bu saatlerde çocuğunuza eşlik ederek, çocuğunuzun güvenliğini ve denetimini sağlayabilirsiniz.


5


Çocuklarınızın Interneti uygun kullanıp kullanmadıklarını, sık kullanılanlar ya da daha önce girilen sayfaların listesini kontrol ederek denetleyebilirsiniz.


6


Internetin doğru kullanımı hakkında bildiklerinizi, arkadaşlarınızla ya da çocuklarınızın arkadaşlarının ebeveynleri ile paylaşabilirsiniz. Böylece çocuğunuzun, arkadaşlarının evinde de güvende olmasına yardımcı olabilirsiniz.


7


Çocuğunuz yanınızdayken uygun olmayan sitelere girmeyin. Çocuklarınız için uygun olmadığını düşündüğünüz sitelere girdiyseniz GEÇMİŞ bölümünden bu siteleri silebilir böylece çocuğunuzun daha sonra bu siteye ulaşmasını önleyebilirsiniz.


8


Çocuğunuzu Internette tanıştığı kişilerle, hiçbir şekilde telefonda konuşmaması ya da herhangi bir şekilde buluşmaması konusunda uyarın.


9


Eğer Internet aracılığıyla çocuğunuzdan bilgi isteniyorsa, sitenin güvenli olup olmadığını mutlaka kontrol edin. Bu bilgilerin ne amaçla kullanılacağını öğrenin ve bu bilgilerin üçüncü şahıslara ulaştırılıp ulaştırılmayacağı konusunda bilgi edinin.

Hepimizin bildiği gibi teknoloji hızla ilerliyor ve gelişmeleri takip etmek gerek kendimiz, gerekse çocuklarımız için, içinde yaşadığımız Dünyayı anlamak ve hayattan daha fazla zevk almak adına bir gereklilik halini alıyor. Bu yeni öğrenme sürecinde hepinize keyifli yolculuklar diliyoruz.

Shakespeare


Shakespeare

En büyük oyun yazarlarından biri olarak değerlendirilen İngiliz şair William Shakespeare, yarattığı karakterlerde insan doğasının en değişmez özelliklerini benzersiz bir şiir diliyle yansıtması dolayısıyla, yaşadığı yüzyıldan bu yana her çağda ve her ülkede en sık sahnelenen oyunlar yazarıdır. 1564 yılında Warwickshireda Stratford-upon-Avon'da doğan Shakespeare'in bunca ününe karşın, hayatına ilişkin kesin belge ve bilgiler çok azdır.

Babası ticaretle uğraşan bir işadamıydı. Rönesans şairlerinden olan Shakespeare; büyük bir olasılıkla Stratford'daki ortaokulda öğrenim gördü. 18 yaşındayken, kendisinden yaklaşık sekiz yaş büyük olan Anne Hathaway ile evlendi ve bu evlilikten önce bir kızı, sonra biri oğlan öbürü kız ikizler dünyaya geldi. Bu sıralarda Stratford'u terk eden Shakespeare'in, bundan sonra 1592'ye kadar ki yaşamına ilişkin bilgi yoktur.

Bu tarihte bir oyun yazarının yazdığı bir kitapçıkta Shakespeare'e değinilmesi, hatta onun başkalarının oyunlarını çalmakla suçlaması dolayısıyla, Shakespeare'in bu sırada bir tiyatro topluluğunda yazar ve oyuncu olarak çalıştığı bilinmektedir. Yılda ortalama iki oyun yazan Shakespeare, kendi oyunlarında da küçük roller alıyordu.

1594'e gelindiğinde, Chamberlain Topluluğu'nun önde gelen bir oyuncusuydu. Aynı yıl oyunları yayımlanmaya başladı. Döneminin bütün özelliklerini taşıdığı oyunlarının başarısı üzerine kazancı gittikçe artan

Shakespeare'in, Kraliçe I. Elizabeth döneminin sonlarında varlıklı bir yaşam sürdüğü, kendi oyuncu topluluğu için 1599'da Londra'da yaptırılan Globe Tiyatrosu'nun hisselerinin bir bölümünü satın aldığı bilinmektedir.

Londra'da birkaç yıl daha kalan Shakespeare, daha sonra Stratford'a dönerek burada yaşamaya başladı ve büyük bir olasılıkla son oyunlarını da burada yazdı. Shakespeare'in, bir bölümü soylu bir genci öven, bir bölümü de bir kadına duyduğu sevgiyi dile getiren Soneler'i son derece duyarlı ve zengin bir dille kaleme alınmış şiirlerdir.

Shakespeare her biri birbirinden değişik komedi ve trajediler kaleme aldı. "Bir Yaz Gecesi Rüyası" adlı komedisinde, bazı kendi halinde kişilerin dükü eğlendirmek için bir oyun sahnelemeye kalktıktan sonra iki lafı bir araya getirememeleri Shakespeare'in benzersiz güldürü yeteneğini ortaya koyar.

Trajedilerinde ise izleyicilerin tüylerini diken diken eden bir gerilim yaratabilmiştir. Birçok başka yazar ince esprili komediler, romantik oyunlar, ürkütücü cinayet ve öç alma trajedileri, büyük öyküleri yazmakta ustaydı. Ama hiçbiri bunların tümünde birden Shakespeare kadar başarılı olamadı.

Bu olağanüstü çeşitliliğin yanı sıra, izleyicilerin ve okuyucuların Shakespeare'in oyunlarında en çok hayranlık duydukları şeylerden biri, onun yapıtlarındaki karakterlerin "kitap karakterleri" gibi gözükmemesiydi. Tersine, bu karakterler bir oyunda değil de yaşamda karşılaşıldığında görünür görmez tanınacak kadar gerçek kişilerdir. Aslında Shakespeare'in kahramanlarından bazıları, o kahramanın yer aldığı oyunu görmeyen kişilerce bile bilinir.

İriyarı, hoşsohbet, cana yakın bir adam olan, eğlenceyi ve şarabı seven Sir John Falstaff bunlardan biridir. Yazarın Henry IV adlı oyununun birinci ve ikinci bölümlerinde geçen Prens Halin arkadaşlarıdır.

Shakespeare Henry V'te Falstaff'ın nasıl öldüğünü anlatan bir sahneye yer vermiş, ama Kraliçe I. Elizabeth'in bu karakteri başka bir oyunda gene görmek istemesi üzerine de Windsor'un "Şen Kadınları" adlı komedisinde Falstaff yeniden ortaya çıkmıştır.

Shakespeare'in karakterleri arasında özellikle ünlü olanlardan biri de, tıpkı gerçek yaşamda olduğu gibi, hiçbir zaman tam olarak anlaşılamayan, her çağda yoruma açık bir kişiliği olan Danimarka Prensi Hamlet'tir. Acı çekmek ya da kendini öldürerek bu acıyı dindirmek arasında bocalayan Hamlet'in ikilemini, Shakespeare ünlü "Olmak ya da olmamak! İşte bütün sorun bu!" dizesiyle dile getirmiştir.

Shakespeare'in "Hamlet", "Macbeth" ve "Kral Lear" gibi trajedilerinde kahramanların asıl sorunu kendi kusurları ya da zayıflıklarıdır. Bunlar çoğunlukla acımasızlık, hırs, kıskançlık, bencillik gibi hoş olmayan özelliklerdir.

Öte yandan Shakespeare gene de öyle canlı karakterler yaratır, onların iç dünyasını ve acılarını öylesine sevecenlikle sergiler ki, izleyiciler onlara yakınlık duyar, başlarına gelenlere üzülür. Shakespeare'in böyle canlı karakterler yaratması, oyunun öyküsü gerçek dışı bile olsa, kişilerin inandırıcı olduğu anlamına gelir. Karakterlerin şiir diliyle konuşmaları bile onların inandırıcılığını zedelemez.

William Shakespeare, 23 Nisan 1616'da Startfort'ta, Ben Jonson ile birlikte katıldığı bir şölenin ardından hayat gözlerini kapamıştır. Eserlerinin bir çoğu Türkçe'ye çevrilerek, ülkemizde de sergilenmiş, bazıları da sinema filmi olarak çekilmiştir.
Komediler

"Bir Yaz Gecesi Rüyası" bir büyü ve yanlışlıklar komedisidir. Atina yakınlarındaki bir koruda yollarını şaşıran dört sevgili, Periler Kralı Oberon ile kavgacı hizmetkârı Puck'ın büyüsüne kapılırlar. Kentten bir grup işçi de, gözden uzak bir yerde oyunlarını prova etmek için koruya gelir.

Onlar da perilere katılırlar ve ortaya bir sürü karışıklık ve komik durum çıkar. Sonunda her şey düzelirse de, en komik sahne işçilerin Dük Theseus'un düğün şöleninde oyunlarını oynadıkları sahnedir.

"On İkinci Gece" de bir yanlışlıklar komedisidir. Kadın kahraman Viola'nın gemisi yabancı bir ülkenin açıklarında batar. Erkek kılığına giren ve "Cesario" adını alan Viola, ülkenin yöneticisi Dük Orsinonun hizmetine girer. Erkek kılığındayken Dük'e aşık olur.

Orsino'nun aşık olduğu zengin Kontes Olivia da "Cesario"ya tutulunca durum karışır. Gene en komik sahneler, neşeli Sir Tobby Belch ve arkadaşlarının Olivia'nın kendini beğenmiş ve süslü uşağı Malvolio'yu kandırmak için oyun oynadıkları sahnedir.

"Venedik Taciri" de bir komedi olmakla birlikte ciddi bölümler de içerir. Oyundaki kötü adam Yahudi tefeci Shylock'tur. Borç aldığı parayı ödeyemeyen tüccar Antonio'dan, kendi vücudundan kesilecek yarım kilogram et ister. Shylock'un açgözlülükle bıçağını bilediği gerilimli bir duruşmadan sonra Antonio kendisini savunan genç bir avukatın zekâsı sayesinde kurtulur.
Trajediler

Shakespeare'in tüm oyunları arasında en çok sahnelenen Romeo ile Juliet' tir. İtalya'nın Verona kentinde yaşayan birbirlerine düşman ailelerin çocukları olan Romeo ile Juliet'in, aileleri arasındaki nefret yüzünden son bulan aşkları anlatılır.

Hamlet'te, babası öldükten sonra annesiyle evlenen amcasının aslında babasının katili olduğunu öğrenen Danimarka Prensi Hamlet derin bir acıya kapılarak öç almaya karar verirse de, bunu bir türlü gerçekleştiremez. Oyun, yalnızca amcası Claudius'un değil, kraliçe ve Hamlet'in de öldükleri bir sahneyle biter.

"Kral Lear" Shakespeare trajedilerinin en korkuncu, ama belki de en önemlisidir. Gururlu ve bencil olan yaşlı Kral Lear, sadık ve sevgili kızı Cordelia'nın kendisini ne kadar sevdiğini ablaları gibi abartmalı bir dille açıklamaması üzerine, öfkeye kapılarak onu sürgüne gönderir ve tüm servetini öbür kızları Goneril ve Regan arasında paylaştırır.

Oysa iltifat dolu sözlerine karşın bu iki kardeş zalim ve haindir. Çok geçmeden Lear onların gerçek yüzlerini görür. Fırtınalı bir gecede sokağa atılan Lear, Cordelia'ya yaptığı haksızlığın acısıyla çıldırmaya başlar. Sonunda onu kurtarmak için geri dönen Cordelia da düşmanları tarafından öldürülür. Üzüntüden perişan olan kral kızının ölüsüne sarılarak son nefesini verir.
Tarihsel Oyunlar

Shakespeare konuların İngiliz tarihindeki olaylardan alan birkaç oyun da yazdı. Bunlardan ilki, rakiplerine ve düşmanlarına acımasız davranan kötü ruhlu ve kambur Kral III. Richard'ı anlatan Kral Üçüncü Richard'ın Tragedyası'dır.

Kurbanları arasında Londra Kulesi'nde öldürülen iki genç prens de vardır. Yaşamını yitirdiği Bosworth Field çarpışmasından bir gece önce prenslerin ve öteki kurbanlarının hayaletleri uykusunda Richard'a görünür.

Tarihsel oyunlarından bazıları bir dizi oluşturur: The Tragedy of King Richard II, Henry IV'ün iki bölümü ile Henry V. The Tragedy of Richard I'ı da güçsüz kral tahtından vazgeçerek tacını IV. Henry adını alan Henry Bolingbroke'a bırakır.

Öbür iki oyunda, yeni kralın yönetimi sırasında sorunlar ve ayaklanmalar baş gösterir; bu sırada kralın öz oğlu Prens Hal avare ve savurgan bir yaşam sürer. Ama babasının ölümüyle tahta geçerek V. Henry adını alan Prens Halin döneminde düzen yeniden kurulur. V. Henry'nin orduları Fransa'da büyük zafer kazanır. Henry'nin Fransız prensesiyle evlenmesi her iki ülkeye de barış getirir.

Shakespeare'in, konularını Eski Yunan ve Roma tarihinden alan oyunlarından en ünlüsü ise Julius Caesar'dır. Bu oyunda dürüst ve erdemli bir kişiliği olan Brutus, Jül Sezar'ın kendisini Roma imparatoru ilan etmesini önlemek amacıyla, arkadaşlarıyla birlik olup çok sevdiği Jül Sezar'ı özgürlük adına öldürür. Ama bunun cumhuriyetin yok olmasını önleyememesi üzerine de kendi canına kıyar.
"Mutlu Son"la Biten Oyunlar

Shakespeare yaşamının sonlarına doğru kötülük ve acıyı içerdikleri için tam olarak birer komedi sayılmayan, ama ölümle değil de bağışlama ve mutlu sonla bittikleri için trajedi de sayılmayan birkaç oyun yazdı.

Bu oyunlardan biri olan Kış Masalı'nda, Leontes adlı bir kral hiçbir neden yokken karısı Hermione'yi kıskanır, karısıyla tüm ilişkisini keser ve bebek yaşındaki Perdita adlı kızının yabani hayvanlara yem olsun diye ıssız bir yere bırakılmasını emreder.

Perditayı bir çoban kurtarır ve büyütür. Sonunda kız, babasına geri döner. Kralın uzun yıllar boyunca pişmanlıkla andığı ve öldü diye yas tuttuğu Hermione de geri döner, böylece sonunda geçmişin hataları bağışlanır.

Fırtına'da ise olay, düklüğü elinden alınan Prospero'nun yönetimindeki bir adada geçer. Büyü gücüne sahip Prospero, hava perisi Ariel'i ve yarı insan yarı canavar Caliban'ı yönetmektedir. Yıllar önce hileyle düklüğü ele geçiren Prospero'nun kardeşi Antonio, adanın yakınında bir deniz kazası geçirir.

Prospero büyü gücüyle kendisine haksızlık edenleri cezalandırır. Ama daha sonra onları bağışlar ve kızı Miranda'nın Antonio'nun oğlu Prens Ferdinand ile evlenmesine izin verir. Oyun Prospero'nun büyülü değneğini kırması, büyü kitabını denize atması ve tüm grubun düşmanlıkları geride bırakıp büyüyle onarılmış gemiyle İtalya'ya yelken açmasıyla sona erer.

DİŞ GICITRMANIN TEMEL NEDENİ:STRES



DİŞ GICITRMANIN TEMEL NEDENİ:STRES


Tıpta bruksizm olarak bilinen diş gıcırdatma, engellenemez biçimde dişlerin sıkılarak birbirine kenetlenmesi ve diş yüzeyinin öğütülmesine kadar varan bir harekettir.

Dişleri sıkma ve gıcırdatma genellikle bilinçsiz oluşur. En çok uyku sırasında ve stresli zamanlarda görülür ve hayat kalitesinin önemli ölçüde etkiler.


Bruksizmi olanlar dişlerinin ağrıması yüzünden bilmeden dişlerini çektirirler. Farkında olunmayan bu hareketler yüz ve çene ağrıları ile diş minesinde aşınmaya yol açar.

Diş gıcırdatma çok yaygın bir sorundur ve hemen hemen 3 kişiden birinde görülür.

Hem yetişkin hem de çocukları etkileyen bir problemdir. Çoğu zaman diş hekimi kontrolünde farkedilir.

Bruksizm öfkeli, stresli ve endişeli insanlarda daha fazladır. Bir diğer neden dişlerin çektirildikten sonra kalan dişlerin kayarak hatalı konumlanmasıdır.

Bruksizm hastaları kontrol altına alınmadığı takdirde dişler ağır biçimde hasar görebilir.

Çene kemiği ve eklemlerinde ağrıya yol açar ve bunun sonucunda çenede kayma ve ses çıkarmalar başlar.

Bruksizmin teşhisi diş hekimi tarafından koyulur. Diş mineleri hasar alarak çatlamış ve taç denilen bölümler kısmen ya da tamamen düzleşmiştir. Kemik yapısında farklılıklar gözükür.

Hastalar sabah uyandıklarında diş ve çene ağrısından şikayetçidir.

Bruksizm tedavisinde en önemli nokta davranış değişikliğine gidilmesidir. Kişinin rahatlama ve stresi azaltma yollarını öğrenerek, öfkeleri ile başa çıkmaları gerekir.

Bunun yanında diş hekimleri tarafından hazırlanan ve plak olarak adlandırılan plastik ağız kalıbı ile yüz kasları bir nebze kontrol altına alınabilmekte ve dişler kenetlenmeye çalışılsa da bunun zarar vermemesi sağlanmaktadır.

Bruksizm tedavisinde psikolojik yöntemler de kullanılabilmektedir..

Zamanında kontrol altına alınmayan diş kenetlenme ve gıcırdaması zaman geçtikçe ciddi çene ve eklem bozukluklarına yol açabilir ve hastanın yaşayışını önemli ölçüde etkiler

KÜRESEL ISINMA VE ETKİLERİ


KÜRESEL ISINMA VE ETKİLERİ
 İnsanlar tarafından atmosfere salınan gazların sera etkisi yaratması sonucunda dünya yüzeyinde sıcaklığın artmasına küresel ısınma deniyor. Daha ayrıntılı açıklamak gerekirse dünyanın yüzeyi güneş ışınları tarafından ısıtılıyor.
Dünya bu ışınları tekrar atmosfere yansıtıyor ama bazı ışınlar su buharı, karbondioksit ve metan gazının dünyanın üzerinde oluşturduğu doğal bir örtü tarafından tutuluyor. Bu da yeryüzünün yeterince sıcak kalmasını sağlıyor.
Ama son dönemlerde fosil yakıtların yakılması, ormansızlaşma, hızlı nüfus artışı ve toplumlardaki tüketim eğiliminin artması gibi nedenlerle karbondioksit, metan ve diazot monoksit gazların atmosferdeki yığılması artış gösterdi.
Bilim adamlarına göre işte bu artış küresel ısınmaya neden oluyor. 1860’tan günümüze kadar tutulan kayıtlar, ortalama küresel sıcaklığın 0.5 ila 0.8 derece kadar artığını gösteriyor.
 

Kuraklaşan Göller
Özellikle ülkemizde yağmurun azalması ve yer altı su kaynaklarımızın çekilmesi sonucu ırmaklarımızdaki su debisi azalmakta göllerimiz ise kurumakta. Küresel ısınmayı durduracak kalıcı tedbirler alınmazsa gelecek nesillere bırakabileceğimiz bir hayat olmayabilir. 
Doğal NedenlerYapay nedenler
Güneşin EtkisiFosil Yakıtlar
Dünya'nın Presizyon HareketiSera gazları
El Nino'nun Etkisi

50 Yıl Öncesi ve Sonrası
Kutuplardaki buzullar eriyor, deniz suyu seviyesi yükseliyor ve kıyı kesimlerde toprak kayıpları artıyor.Örneğin 1960’ların sonlarından bu yana Kuzey Yarıküre’de kar örtüsünde yüzde 10’luk bir azalma oldu. 20’inci yüzyıl boyunca deniz seviyelerinde de 10-25 cm arasında bir artış olduğu saptandı.
Küresel ısınmaya bağlı olarak dünyanın bazı bölgelerinde kasırgalar, seller ve taşkınların şiddeti ve sıklığı artarken bazı bölgelerde uzun süreli, şiddetli kuraklıklar ve çölleşme etkili oluyor.
Küresel ısınmayı durdurmak için siz de bir şeyler yapabilirsiniz. Bugün biz elimizden geleni yapmazsak yarınımız olmayacak. Size, karbondioksit salınımını azaltmak için gerçekleştirebileceğiniz 9 basit katkı ve bunları yaptığınızda ne kadar karbondioksit tasarrufu sağlayabileceğinizin hesabı...

2- Daha az araba kullanın: Her zamankinden daha sık yürüyün, bisiklet kullanın ve toplu taşıma araçlarından daha çok faydalanmaya özen gösterin. Araba kullanmadığınız her iki kilometre için 0.75 kg. karbondioksit tasarruf edeceksiniz. 
3- Geri dönüşüme katkıda bulunun: Evinizden çıkan çöplerin sadece yarısını geri dönüştürerek yılda bin 200 kg. karbondioksit tasarrufu sağlayabilirsiniz. 
4- Lastiklerinizi kontrol edin: Düzgün şişirilmiş lastiklerle litre başına aldığınız yol yüzde 3 oranında artacaktır. Her 4 litre benzin tasarrufu, 10 kilo karbondioksiti atmosferimizden uzak tutar. 
5- Daha az sıcak su kullanın: Suyu ısıtmak için çok fazla enerji gerekmektedir. Daha az su tüketen bir duş başlığı ile 175 kg., giysilerinizi soğuk ya da ılık suda yıkayarak da 250 kg. karbondioksit tasarrufu sağlayabilirsiniz. 
6- Ambalajları fazla olan ürünlerden kaçının: Çöpünüzü yüzde 10 oranında azaltarak 600 kg. karbondioksit tasarrufu yapabilirsiniz. 
7- Su ısıtıcınızı ayarlayın: Isıtıcınızı kışın iki derece aşağı, yazın iki derece yukarı ayarlayın. Bu basit ayarlamayla yılda bin kg. karbondioksit tasarrufu sağlayabilirsiniz. 
8- Bir ağaç dikin: Bir ağaç ömrü boyunca bir ton karbondioksit emer. 
9- Herkese anlatın: Küresel ısınmayla ilgili bildiklerinizi çevrenize anlatın.
  Küresel Isınmanın Nedenleri:
 Hava koşullarının uzun bir zaman kesiti içinde ortalama durumu iklim olarak tanımlanır. Dünya son bir milyar yıl içinde yaklaşık ikiyüzelli milyon yıl süren sıcak dönemler ve bunların ardından gelen dört büyük soğuk dönem geçirmiştir.
Dünya yaklaşık elli milyon yıl önce soğuk bir döneme daha girmiş, bu dönemde yüzbin yılda bir on bin yıl süreyle görülen sıcak dönemlerin haricinde soğuma eğilimi göstermiştir. Şu an bu sıcak dönemlerden biri yaşanmaktadır. Dört bin yıl önce başlayan sıcaklık düşüşleri sonucunda Dünya'nın soğuma eğiliminin artması beklenmekteydi fakat bu artış son yüzelli yıldır gerçekleşmemiştir.
 Güneş gibi doğal etkenlerle büyüyen bu artışın nedeni, özellikle son dönemlerde, büyük ölçüde insan kaynaklı olan sera etkisiyle oluşan küresel ısınmadır.
 
 
 Küresel Isınmanın Sonuçları:
Bilim adamları son 50 yıldaki sıcaklık artışının insan hayatı üzerinde fark edilebilir etkileri olduğu görüşünde. Üstelik artık geri dönüşü olmayan bir noktaya yaklaşılıyor. Hiçbir önlem alınmazsa bu yüzyıl sonunda küresel sıcaklığın ortalama 2 derece artacağı tahmin ediliyor.
 
Peki bu sıcaklık artışı yani küresel ısınma nelere yol açıyor, hayatımızı nasıl etkiliyor?
Dünya iklim sisteminde değişikliklere neden olan küresel ısınmanın etkileri en yüksek zirvelerden, okyanus derinliklerine, ekvatordan kutuplara kadar dünyanın her yerinde hissediliyor.
 
Küresel ısınmaya bağlı olarak dünyanın bazı bölgelerinde kasırgalar, seller ve taşkınların şiddeti ve sıklığı artarken bazı bölgelerde uzun süreli, şiddetli kuraklıklar ve çölleşme etkili oluyor.
 
Kışın sıcaklıklar artıyor, ilk bahar erken geliyor, sonbahar gecikiyor, hayvanların göç dönemleri değişiyor. Yani iklimler değişiyor.
 
İşte bu değişikliklere dayanamayan bitki ve hayvan türleri de ya azalıyor ya da tamamen yok oluyor.
 
Küresel ısınma insan sağlığını da doğrudan etkiliyor
Bilim adamları, iklim değişikliklerinin kalp, solunum yolu, bulaşıcı, alerjik ve bazı diğer hastalıkları tetikleyebileceği görüşünde.
  Küresel Isınmayı Engellemek İçin Yapılmamız Gerek Şeyler:
 
Küresel ısınmayı durdurmak için siz de birşeyler yapabilirsiniz. İşte, karbondioksit salınımını azaltmak için gerçekleştirebileceğiniz 10 basit katkı ve bunları yaptığınızda ne kadar karbondioksit tasarrufu sağlayabileceğinizin hesabı...
 
1Ampulünüzü değiştirin: Standart akkor ampulünüzü tasarruf ampulü ile değiştirin, yılda 75 kg. karbondioksit tasarrufu sağlayın. 
 
Düzenleyen
D.Serkan SÜTSEVER
Fizik Öğretmeni

GOGOL HAYATI VE ESERLERİ


GOGOL HAYATI VE ESERLERİ
Gogol orta halli toprak sahibi bir ailenin çocuğu olarak Ukrayna'da Soroçinski Köyü'nde dünyaya gelir. Gogol'un çocukluğu köy hayatı ile ve yoğun Kazak kültürü etkisinde geçer. Bu hayatın etkisi ileride yazacağı eserlere de yansıyacaktır.
Gogol, gençlik yıllarında şiir ve edebiyata ilgi duyar. 1828'de Petersburg'a gider. Orada memur olmayı ve bir şekilde geçinmeyi umar ancak işler umduğu gibi gitmez. Gogol, Petersburg'dan Almanya'ya gider ancak orada da parası bitene kadar kalabilir.
Tekrar Petersburg'a dönüp iş arayan Gogol bu sefer çok düşük bir maaşla da olsa devlet memuru olarak çalışmaya başlar. Bu görevden de bir sene sonra ayrılır.
Gogol, 1836'da Pişik Pişkin'in çıkardığı Sovremennik adlı dergide, yergili öykülerinin en neşelilerinden biri olan Araba'e eğlenceli ve iğneleyici bir üslûpla yazılmış gerçeküstücü öyküsü Burun'u yayınlar.
Yazar, yazı sanatında büyük ölçüde Puşkin'in etkisi altındadır. Öyle ki, onun eleştirileri ve telkinleri olmadan yazamayacağını düşünür. Yazarın Puşkin'le olan arkadaşlığı, onu aldığı acımasız eleştirilerden de koruyan en büyük güçtür.
Gogol'un ilk ciddi ve dikkat çeken eserleri Ukrayna hayatı ile, halk deyişleri ile süslü halk hikâyeleridir.
Gogol 1831 - 1832 yıllarında yazdığı bu hikâyeleri, Dilanka Yakınlarındaki Çiftlikte Akşam Toplantıları adlı kitapta toplar. Bu öyküler Rus edebiyat dünyasında Gogol'un bir anda parlamasına yol açar. 1835 yılında Mirgorod ve Arabeski adlı eserlerini de yayımladı. Bu kitaplarında da halk hikâyeleri, özellikle Kazak geçmişi işlenmiştir.
Hikâyelerinde günlük hayatı ve bayağı kişilikleri zaman zaman mizahi zaman zaman öfkeye varan bir şekilde yeriyordu.
Eski Zaman Beyleri, Arabeski bu yergi kitaplarının ilkleridir. Arabeski kitabındaki hikâyelerinden biri olan Bir Delinin Hatıra Defteri bir memurun rutin hayatını ve işi yüzünden nasıl sıkıldığını anlatır. Hikayenin sonunda memur akıl hastanesine yatırılır. Portre adlı eseri ise dünyanın kötülüklerden kurtulamayacağı vugusu ile sonlanır.
Büyük komedisi Müfettiş adlı eseri ile bürokrasiyi alay derecesinde yeren Gogol, eserinin sahnelenmesi ile tüm şimşekleri üzerine çeker. Tepkiler yüzünden Rusya'dan ayrılmak zorunda kalır.
Roma'da Puşkin'in tavsiyesi ile en büyük eseri olan Ölü Canlar'ı yazarken Puşkin'in öldüğü haberini alır. Bu haber onun için "Rusya'dan gelebilecek en kötü haber"dir.
O zamana kadar Puşkin'i düşünmeden dikkate almadan hiçbir şey yazmayan Gogol için bu haber gerçekten bir yıkım olmuştur. Puşkin'in ölümünün yıkıcı etkisine karşın 1842 yılında iki önemli eseri olan Ölü Canlar'ın 1. cildi ve uzun hikâyesi Palto'yu bitirir ve yayınlar.
Ölü Canlar dönemin Rusya'sının çürümüşlüğünü gerçekçi bir biçimde gözler önüne sererken Palto'da sıradan insanların yaşadıkları acılar, maaruz kaldıkları haksızlıklar, ve yaşadıkları yoksulluk tüm gerçeklikleriyle, okuyucuyu sarsacak bir ustalıkla gözler önüne serilmektedir. Bu eser de dönemin en büyük eserlerinden biri olarak nitelendirilecektir.
Rus edebiyatına sıradan insanların gerçekçi bir girişi olarak da nitelendirilebilir Palto. Öyle ki Dostoyevski hikâyeye hitaben "Hepimiz Gogol'un Palto'sundan çıktık." diyecektir. Ancak öykü yayınlaması ile soylu kesimin tepkisini tekrar Gogol üzerine çeker. Dönem aydınlar üzerinde büyük baskıların uygulandığı karanlık I.Nikola dönemidir.
Gogol düzen savunucuları tarafından Rus insanını aşağılamakla onun kötü yönlerini göstermekle, halkına ihanetle suçlanır. Ancak onun yapmak istediği halkını aşağılamak değil onu bu hale sokan yozlaşmış düzeni tüm gerçekliği ile gözler önüne sermektir. Maruz kaldığı bu suçlamalar yazarın ruhsal sağlığına da ciddi zararlar vermiştir.
Puşkin'in ölümünden sonra Gogol'un popülaritesi daha da da artar. Bu ilgi Gogol'da bir öncülük hissi yaratır ve kendine toplumu değiştirmek, insanlara yol göstermek gibi misyonlar edinir. Bu dönemde eski yaratıcılığını kaybettiği söylenebilir.
Dine karşı ilgisi artar ve daha önce eleştirdiği kiliseyi dahi övmeye başlar. Bu davranış hayranlarının tepkisini çeker ancak o bu tepkilere dinsel yorumlar katar ve Tanrı'nın gönlünü almak için ona daha da yakınlaşır. 1848'de kutsal toprakları ziyaret etmek için Filistin'e gider.
Moskova'ya geri dönen Gogol, orada Matvey Konstantinovski adlı gerici bir rahibin etkisi ile 1852 yılında Ölü Canlar romanının ikinci bölümünün el yazmalarını yakarak imha eder. Bu davranışından 10 gün sonra 43 yaşında Moskova'da ölür.
Gogol'ün tamamlayamadığı sadece taslaklarını kaleme aldığı Dördüncü Dereceden St. Vladimir Nişanı adlı oyunu ölümünden sonra Sasa Preis tamamlanmıştır.

Gogol Eserleri

Masallar
Müfettiş
Palto
Ölü Canlar
Burun
Bir Delinin Hatıra Defteri
Portre
Eski Zaman Beyleri
Taras Bulba
Fayton
Kumarcılar
Dava
Evlenme
Petersburg Hikayeleri
Dikanka Yakınlarındaki Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları

Boşanmayı En Çok Kadınlar İstiyor


Boşanmayı En Çok Kadınlar İstiyor

Bugüne kadar devletin yaptığı en kapsamlı “Boşanma Nedenleri Araştırması”nda giderek artan ‘boşanma’ vakaları enine boyuna incelendi.  Araştırmada boşanma kararını kadınların verdiği ortaya çıktı.

Araştırma Başbakanlık Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü tarafından 12 ilde, 2000 sonrasında boşanmış 657’si kadın, 543’ü erkek toplam 1200 boşanmış kişiyle yüz yüze yapıldı. Araştırmaya göre “Boşanma kararını kim verdi?” sorusuna kadınların yüzde 58’i kararı kendilerinin verdikleri yanıtını verdi. Dört ayrı bölümde toplam 120 sorudan oluşan araştırmada çarpıcı sonuçlar çıktı.
İşte bazı sonuçlar:

KADINLAR DAHA EŞİT

“Boşanma kararını kim verdi?” sorusuna kadınların yüzde 58’i kararı kendilerinin verdiklerini söyledi. Kadınların yüzde 33’ü kararı eşiyle beraber aldıklarını, yüzde 8,9’u eşinin aldığını söyledi. Boşanma kararını kendisinin verdiğini söyleyen erkek oranı ise sadece yüzde 32 oldu. Erkelerin yüzde 52’si kararı eşiyle beraber aldığını, yüzde 16,5’i ise eşinin aldığını belirtti.

EVLİLİK KÖYDE YÜRÜYOR

Boşananların yüzde 79, 05’i büyükşehirlerde, yüzde 10.93’ü illerde, yüzde 8.26’sı ilçe merkezinde yaşamının büyük bölümünü geçirmiş. Bu oran köylerde yüzde 1.50.

İLK BEŞ YIL ÇOK TEHLİKELİ

Evliliklerde boşanma ilk beş yılda daha sık görülüyor. Boşananların evlilik süresi 2-5 yıl arasında gerçekleşenlerin oranı yüzde 35.8, 6-10 yıl arasında olanların ise yüzde 24.8 olduğu ortaya çıktı. Boşananlardan sadece 5.3’ü 21-25 yıl, 4.2’si ise 26 yıl ve üzeri evli kalmış.

FLÖRT DE KURTARMIYOR

Araştırmada, boşananların evlenme biçimleri de soruldu. “Tanıştırıldık ve bir süre flört ettik” diyenlerin oranı yüzde 36.7’yi buldu. İkinci sırayı yüzde 20.5’le “görücü usulü”yle evlenenlerin boşanmaları aldı. “Arkadaşı veya komşusu”yla evlenenler de, boşananlar arasında yüzde 16.8’le üçüncü sırada geldi.

CİMRİ, SORUMSUZ VE ANA KUZUSU

Araştırmada eski eşte en beğenilmeyen özellik sorusuna kadınların yüzde 15.5’i ‘cimri’, yüzde 50.4’ü ‘sorumsuz olması’ cevabını verdi. Erkeklerin yüzde 40.6’sı ise ‘ailesine aşırı düşkünlüğü’ şıkkını cevapladı.

Hareketli çocuk' deyip geçmeyin


Uzmanlar, anne-babaları 'hareketli çocuk' konusunda uyarıyor. Hareketli çocuklarda dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) olabileceğini belirten Prof. Dr. Fevziye Toros, 'hareketli çocuktur' deyip geçmemek gerektiğini, zamanında ve uygun tedavi olmazsa bu çocukların ilerdeki yaşamlarında önemli sorunlara sahip olabilecekleri uyarısında bulundu.  

Genel olarak toplumda yüzde 5-10 oranında görülen ve çocukluk çağının en önemli psikiyatrik sorunlarından biri olan dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu hem çocukları hem de ailelerini zorluyor.
Okul, ev ve arkadaş çevresinde çocukların günlük yaşamını etkileyebilecek düzeyde dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik veya dürtü kontrolünde bozukluk olarak ortaya çıkan DEHB, uygun ve zamanında tedavi olunmazsa yetişkin yaşlarda önemli sorunlara yol açabiliyor.
Mersin Üniversitesi (MEÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fevziye Toros, DEHB konusunda anne-babalara önemli uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Toros, İHA'ya yaptığı açıklamada, son yıllarda DEHB ile ilgili dünyada ve Türkiye'de artan bir farkındalık olduğunu söyledi.
DEHB'in pek çok sebebi olduğunu ifade eden Toros, bunların başında genetik geçişin bulunduğunu kaydetti. Artık uzmanlara sorulan soruların başında 'Amcası da, babası da böyleydi.
Acaba genetik olarak bir geçiş olur mu?' sorusunun geldiğine işaret eden Toros, "DEHB'de yaklaşık olarak yüzde 60- 70 olguda genetik geçişin olduğunu biliyoruz. Eğer ebeveynler kendi geçmişlerini ya da yakın akrabalarının çocukluk öykülerini düşünürlerse bunun daha çok farkına varabileceklerdir" dedi. 
  Tek nedenin genetik olmadığının altını çizen Toros, hastalığa neden olan diğer etkenleri doğum öncesi, doğum sırası ve doğum sonrası nedenler olarak şöyle sıraladı: 
  "Gebelik sırasında kullanılan sigara, alkol, uyuşturucu maddeler; gebelikte geçirilen enfeksiyon hastalıkları; gebelikte çocuktaki gelişim geriliğinin varlığı; down sendromu, frajil X sendromu gibi genetik hastalıklar, gebelik sırasında annelerin kullandığı ilaçlar; zor doğum, düşük doğum ağırlığı, doğum sonu uzamış sarılık, oksijen yetersizliği, erken doğum, ikiz, üçüz gebelik gibi çoğul gebelikler; beslenme yetersizliği ve özellikle okul öncesinde demir eksikliği anemisi; kafa travmaları; beyin tümörleri; ateşli/ateşsiz havale; kimyasal zehirler; yetersiz eğitim sistemi; yetersiz ebeveyn-çocuk iletişimi ve zihinsel gerilik."  
  "TOPLUMDA YÜZDE 5-10 ORANINDA DEHB'Lİ VAR" 
  DEHB bulunan çocuğun dikkatini ayrıntılara veremediğini ya da okul ödevlerinde, işlerinde ya da diğer etkinliklerde dikkatsizce hatalar yaptığını anlatan Prof. Dr. Toros, "Üzerine aldığı görevlerde ya da oynadığı etkinliklerde dikkati dağılır. Doğrudan kendisi ile konuşulduğunda dinlemiyormuş gibi görünür. Yönergeleri izlemez ve okul ödevlerini, ufak tefek işleri ya da işyerindeki görevleri tamamlayamaz. Üzerine aldığı görevleri ve etkinlikleri düzenlemekte zorluk çeker.
Dikkati dış uyaranlarla kolaylıkla dağılır. Günlük etkinliklerinde çoğu zaman unutkandır. Bunlar dikkatsizlik semptomlarıdır. Hiperaktivite semptomlarında ise elleri, ayakları kıpır kıpırdır ya da oturduğu yerde kıpırdanıp durur. Sınıfta ya da oturması beklenen diğer durumlarda koşuşturup durur ya da tırmanır.
Hareket halindedir ya da motor tarafından sürülüyormuş gibi davranır. Çok konuşur. Sorulan soru tamamlanmadan önce cevabını yapıştırır. Sırasını bekleme güçlüğü vardır. Başkalarının sözünü keser ya da yaptıklarının arasına girer" diye konuştu. 
  DEHB'in toplumda yüzde 5-10 oranında görüldüğüne, 25-30 kişilik sınıflarda 1-2 DEHB'li çocuk ve ergen olabileceğine dikkat çeken Toros, genel olarak erkek çocuklarda 2-5 kat daha sık görüldüğünü, ancak dikkat eksikliğinin kız çocuklarında daha yaygın olduğunu bildirdi.
DEHB tanısı olan her çocuk ve ergenin düz duvara tırmanacak, koltuklar üzerinde sürekli zıplayacak kadar hareketli olmak zorunda olmadıklarını da vurgulayan Prof. Dr. Toros, bazı çocuklarda zihinsel hiperaktivite de görülebileceğini kaydetti. DEHB'in önemsenmesi gerektiğinin altını çizerek anne-babaları uyaran Toros, sözlerini şöyle tamamladı: 
  "Sonuç olarak 'hareketli çocuktur' deyip geçmemek gerekir. Çünkü zamanında ve uygun tedavi almaz ise ilerde hem sosyal, hem akademik hem de mesleki alanlarda önemli sorunlara sahip olunabilir ve tekrar geçen yıllara tedavi için dönmek mümkün olamaz."